Blog

Düzce Spor Salonu

Nasıl yağ yakıp kilo verebilirim?

Vücudunuzun yağ yakması için aldığınız kaloriden fazlasını harcamanız gerekmektedir. Mesela günde 2500 kalori alıyor olun, 3000 kalori yaktığınız taktirde aradaki farkı vücudunuz eylemleri vücuttaki yapıları kullanarak harcar, bu da yağ yakıp kilo vermenizi sağlar. Dikkat edilmesi gereken nokta, eğer aldığınız kaloriyi fazla düşük tutarsanız, başka bir diyişle harcadığınız kalori ile aldığınız kalori arasındaki fark olması gerekenden fazla olursa enerji sağlamak için vücut kasları yakmaya yönelebilir. Bu da bir kadının da bir erkeğin de istemeyeceği bir durumdur.

Yağ kasa dönüşür mü?

Yağlar ve kaslar tamamen farklı yapılar olduğu için birbirlerine dönüşemezler. Siz spor yaptıkça kaslarınız hacimlenirken üstündeki yağlar da eşzamanlı olarak kaybolacağı için böyle yanlış bir düşünce ortaya çıkmıştır.

Kişi sporu bıraktığında kaslar sarkar mı?

En büyük spor efsanelerinden biri bırakan kişilerin kaslarının sarkacağı söylentisidir. Bunun doğruluk payı yoktur, kişi bu sporla alakasını kestiğinde kasları sarkmaz, küçülür. Sarkma denilen olgu, kişinin dengesiz ve spordan alışkanlıkla fazla beslenmesiyle vücudunun yağlanması ve bu yağların kas üstünde birikerek sarkmasıdır.

Steroid nedir, ne amaçla kullanır?

Steroid, daha detaylı olarak anabolik steroid, kişinin vücuduna dışardan testosteron almasıdır. Kişi vücuduna haftada vücudun ürettiğinin 100 katına kadar testosteronu iğne ile enjekte edebilir.

Onarımını ve hacimlenmesini sağlayan erkeklik hormonudur ve vücutta çok fazla bulunması halinde de kişinin gücü, direnci kat ve kat artacaktır. Böylece kişi normalde girebildiğinin çok daha fazlası bir ağırlığa zorlanmadan girebilir. Bunun yanında kişinin kasları çok hızlı onarılacak, ve bu sayede çok daha hızlı hacim artışı sağlayacaktır. Steorid kürleri belirli aralıklarla yapılır ve yanlış kullanımında çok büyük zararlara sebep olur. Normal derecede kullanımında da ciddi zararları olduğunda tıp dünyası neredeyse hemfikir.

Yeni başlayan biri olarak nasıl bir program uygulamalıyım?

Başlangıçta full-body programlarıyla, yani tüm kasları az ama bir günde çalıştıran bir programla başlanması önerilir. Bu sizin hamlığınızı atıp kaslarınızı hazırlamaya yardımcı olacaktır. Daha ilerki bir süreçte, programlar günlere bölünür. Bir günde 3, 2 veya 1 bölgeye girilebilir. Süpersetlerle, piramit sistemleriyle program zenginleştirilir. Her program 1.5-2 ay arası uygulanmalı, sonra yeni bir programa geçilmelidir. En azından hareketlerde düzenleme yapılmalıdır, aksi taktirde kaslar hareketlere alışacak ve alınan verim düşecektir.

Vücut geliştirme boy uzamasını engeller mi?

Uzamanın gerçekleştiği yaşlarda, kemiklere baskı yapan hareketlerin eklemlerin arasını kapatarak uzamayı yavaşlattığına dair bir söylenti kol geziyor. Ama spor dünyasının çoğunluğu bunun bir şehir efsanesi olduğu görüşünde. Eğer içiniz rahat etmiyorsa daha çok vücut ağırlığı ile çalışarak bu sözde zarardan sıyrılabilirsiniz.

Çok şişer miyim?

Şişmek bu kadar kolay olsaydı, ortalıkta zayıf hiç bir sporcu kalmazdı. Hacim kazanmak bu sporda gerçekten birikim, emek ve yoğun bir uğraş istiyor. Ayrıca, siz ne kadar çalışırsanız çalışın, vücut doğal sınırına ulaştığında kasların büyümesi yavaşlayacaktır, hatta belli bir süre sonra durma nebzesine gelecektir. Bu sporun sabır işi olduğunu ve insanların yıllarını hatta hayatlarını verdiğini hatırlamakta da yarar var.

Düzce Spor Salonu

Bushido - Samuray'ın Yolu

Kısaca Bushido’yu açıklamak istersek. Hagakure’de samurayın yolu ölümden geçer der. Ünlü samuray beyi Uesugi Kenshin‘de ”Eğer savaş alanına zafere inanmış olarak gidersen tek bir yara dahi almadan evine dönersin, ancak ölümüne savaşmak seni hayatta bırakır, mücadelen hayatta kalmak için olursa emin ol ki öleceksin” der. Ölmek, yok olmak, ruhunu bir amaç için teslim etmek ve efendisine adanmışlık karşısında hiçlik… Türkçedeki ölümüne kelimesinin karşılığı samurayın düsturu olmuş. Peki samuraylar ölümden ve öldürmekten başka bir şey bilmeyen, dövüşmek ve yok etmek üzerine programlanmış birer savaş makinası mıydı?

Buke veya bushi bilinen sınıf adıyla samuraylar bedenini çoktan ölmüş olarak hayatını sürdürmekteydi. Bir yandan savaşırken bir yanda da insani olarak mükemmelleşmenin yolunu aramaktaydı. Samuray ölümcül ama bir o kadar yaşama saygılı, düşmanına karşı acımasız fakat masuma bir o kadar merhametliydi.

Samurayın ölümü kabullenmesini, korkularından sıyrılmasını ve hayatla bağını aşmasını sağlayan bir felsefesi vardı. Kolayca anlatılması zor, derinleştikçe daha da karmaşıklaşan bir düşünce sisteminin günlük hayata uygulanma biçimi olan bir öğreti, Bushido … Küçük bir çocukken zihnine işlenen Bushido felsefesi bir samurayın hayatını şekillendirirdi. Ölüm ve yaşam sonuç olarak tesadüfîydi. Önemli olan doğru şeyleri yapmak ve manevi değerleri korumaktı. Çabalamak, denemek ve ölmek, hiç bir şey yapmamaktan çok daha değerliydi. Çünkü bu girişimler kişisel ve bedensel korkular taşımadan, büyük bir rahatlık ve içtenlikle yapılıyordu. Yedi erdemin manevi gücünü arkasına almış bir savaşçı için dünya çok daha huzurlu bir yerdi.

Gi (Dürüstlük ve Adalet):

Samuray insanlarla ilişkilerinde mutlaka dürüst olmalıdır. Adalete inancı tamdır, gerçek bir samuray için, dürüstlük ve adalet konularında grinin tonları yoktur. Tek bir doğru ve tek bir yanlış vardır.

Yu (Destansı Cesaret):

Bir kaplumbağa gibi kabuğuna saklanmak hiç yaşamamak demektir. Samurayda bir kahramanın cesareti olmalıdır. Samuray tüm tehlikelere rağmen cesaretini kaybetmedikçe hayatını tam olarak, dolu dolu ve harika bir biçimde yaşayabilir. Destansı cesaret, zeka ve güçle beslenir, gözü karalıktan uzaktır.

Jin (Merhamet):

Aldığı eğitimin sonucu olarak samuray hızlanır ve güçlenir, yetenekleri gelişir. Sıradan biri gibi değildir. Ancak farklılığı herkesin yararına olmalıdır. Geliştirdiği gücü pozitif olarak kullanmadıkça bir hiçtir. Şefkatlidir. Diğer insanlara her fırsatta yardım eder. Kılıcını kan dökmek için amaçsızca kınından çıkarmak samurayın ruhunu da katanasındaki kan gibi kirletecektir.

Rei (Kibarlık-Nezaket):

Samurayların gaddar olmak için hiçbir nedeni olamaz. Güçlerini ispatlamaya ihtiyaçları yoktur. Bir samuray düşmanına karşı bile saygılıdır. Saygının bu dışa vurumu olmadığında, hayvanlardan farkımız kalmaz. Bir samuray sadece dövüşteki gücü yüzünden saygı görmez, diğer insanlara davranış biçimiyle de saygı görür.

Makato (Katıksız İçtenlik):

Samuray bir şeyi yapacağını söylemişse, o şey olmuş demektir. Yapacağım dediği şeyi tamamlamasına hiç bir güç mani olamaz. Söz vermesi ya da vaatte bulunması gerekmez. Sözlü olarak söylemesi bile o şeyin yapılmasının başlangıcını oluşturur. Söylemek ile yapmak arasında hiçbir fark yoktur.

Meiyo (Şeref):

Samuraya göre şerefsizlik bir ağaca musallat olan hastalığın yarattığı izlere benziyordu, zamanla iyileşmez aksine giderek genişlerdi. Samurayın onurunun tek yargıcı kendisi, şerefinin tek terazisi kalbidir. Verdiğin kararlar ve bu kararların nasıl uygulandığı gerçekte kim olduğunun bir yansımasıdır. Kendinden saklanamazsın.

Chu (Görev ve Sadakat):

Samuray için, bir şeyi yapmak ya da bir şeyi söylemek, o şeye sonuna kadar sahip çıkması demektir. Bundan ve bunun ardından gelecek tüm sonuçlardan sorumludur. Bir samuray üstlerine müthiş sadık, sorumlusu olduğu kişilere karşı son derece hakikatlidir.